1 Şubat 2013 Cuma

Sohbet

İnsanların iletişim şekillerinin en başında sohbet etmek konusu gelmektedir. Bu konu bireylerin geçmişten günümüze haz duydukları ve bu bireylerin birbiriyle etkili anlaşma yollarındandır. Sohbet insanlara özgü olan ve insanların birbiri hakkında bilgi edinmek adına da başvurdukları en temel yollardandır. Bu olgu insanlar için bazı durumlarda yemek yemek, su içmek kadar gereksinim haline gelmiş eşe dosta ihtiyaç duyulduğunda birbirini anlamak ve kişilerin sıkıntılarını, neşelerini, hayatlarında gerçekleşmiş olan hüzünlü ve sevinçli haberleri sohbet ortamları sıcak ve pozitif şekilde bir birlerine aktarmalarını sağlamaktadır. Bu olgu bazı durumlarda, resmi ortamdaki samimiyet duygusunu pekiştirmek adına sevecen ve samimi olarak davranarak ortaya çıkan bir durumdur. Sohbette elbette karşılıklı güven ve içtenliğe dayanan ve samimi hisler gerektiren bir iletişim şeklidir. Karşılıklı birbirini anlamak ve dinleme esasına dayanmaktadır. Ayrıca sohbet insanların huylarını kültürlerini tanımanın en etkili yollarından birisidir. Sohbet edilen kişi anlattıkları konuşma şekli ve tavırları saygısıyla kendisi hakkında ipuçları verecek onu tanımamıza yardımcı olacaktır. Bir sohbete başlandığında karşımızdaki insan bizim rütbe olarak üstümüzde birisi ve ya ilk defa konuştuğumuz bir birey ise daha seviyeli olmamız gerekmektedir. Samimi olduğumuz kişilerle sen hitap biçimini kullanırken resmi olduğumuz kişilerde siz hitap biçimi kullanmamız gerekmektedir. Sohbet geçmişten bugüne hiçbir teknoloji aleti olmadan bile varlığını sürdürmeyen karşılayan insanların en temel manevi ihtiyaçlarından birisidir. Ayrıca bu ihtiyaçta maddi ihtiyaçlarımız kadar gerekli olan ruh sağlığımız için gerekli olan en temel olanlar arasındadır. Ayrıca sohbet bir edebi yazım biçimi olarak da karşımıza çıkmaktadır. Edebi şeklinde günlük yaşamdaki konuşma şekli gibi samimiyet ve içtenliği içinde barındırma esasına dayanmaktadır. Bazı insanlarda öylesine güzel hitap ve karşısındakini iyi hissettirme yeteneği vardır ki bu kişiler hoş sohbet olarak anılırlar. Sohbet ettiğimiz kişi davranış ve dinleme şekilleriyle de bize verdiği değeri de ortaya koyacaktır. Sohbet edilirken mimikler ve jestlerde çok önemlidir. Ayrıca yapacağımız her davranış söyleyeceğimiz her söz özgüvenimiz hakkında da karşımızdaki insana bilgilendirmeler verecektir. Sohbet etmek ayrıca bir sanat olarak dahi görülebilir çünkü ifade etme bir yetenek şeklidir. Güler yüzlü davranmakta bu konuda olumlu pozitif enerji yansıtmamızı sağlar. Uzun uzun sohbet edilebileceği gibi kısa süreli kahve molaları da bireylere iyi gelecektir. Sohbet etme yeteneğini geliştirmek adına da pek çok kişisel gelişim uzmanı kitaplar yazmıştır. Bu şekilde de kendimizi geliştirmemiz mümkündür. Geçmişte sadece yüz yüze iletişim şeklini olan sohbet gelişen teknolojiyle pek çok yolla uzağımızda olan insanlarla bile konuşma olanakları yaratılmış durumdadır. Bu teknoloji ilk çıktığı yıllarda pek çok kesim için lüks olmasına rağmen öncelikli olarak ev telefonları daha sonra cep telefonu ile ve mesaj yoluyla da konuşma sohbet etme olanağı sağlanmıştır. Daha da ilerleyen zamanda ise internet aracılığı ile sohbet etme olanakları sağlanmıştır. Bu konuda önceleri yazışma aracılığı ile yapılırken daha ilerleyen zamanlarda ise kamera yardımıyla çok uzak olan mesafelerde bile sohbet etme bir birbirini görme imkânı da sağlanarak teknolojik imkânlar geliştirilmiştir. Sohbet etmek adına önceleri kullanılan mektup yöntemi ile yakın geçmişte kullanılmaya başlanan internet ortamı kişilere daha önce tanımadıkları insanlarla sohbet etme olanağı sağlamış durumdadır. Bu siteler gün geçtikçe çoğalmış farklılaşmıştır. Öncelikle sohbet siteleri adına kurulan bu siteler rumuz yardımıyla bir biriyle konuşma imkânı sağlamıştır. Daha sonraları ise arama filtreleri getirilen bu siteler kullanıcılara büyük kolaylık sağlanmıştır. Üyelik ile girilen bu siteler istenilen yaşta ve cinsiyette arkadaşlıklar kurulmaya yardımcı olmuştur. Teknoloji daha da gelişerek bu sitelerde kendilerini yenileyerek kamera yardımı ve ya fotoğraf yükleme yapılarak görselliğe bakılarak da arkadaş seçme işlemi gerçekleştirilmiştir. İlerleyen zamanla ise bu işlem sohbet etme olanağı sosyal paylaşım siteleri yardımıyla gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Burada ise çeşitli albümler kurularak fotoğraf yükleme kamera ile sohbet etme bu fotoğraflar hakkında görüş bildirme imkânları yer almaktadır. Böylelikle sohbet konusunda geçmişten geleceğe büyük bir değişkenlik olmuş sohbet etme konusunda farklılıklar ortaya çıkmıştır. Önceleri ev sohbetleri ya da sohbet etmek adına gidilen kahvehaneler yerini bilgisayar ve cep telefonlarına bırakarak kuşaklar arasında farklılaşma gerçekleşmiştir. Teknolojinin gelişimi bir yandan uzak şehirlerde hatta farklı ülkelerde oturan akraba dostlarımızla sohbet olanaklarını sağlarken bir yandan yüz yüze olan sohbet imkânlarını yok etmek durumunda kalmıştır. Ancak farklı insanlarla da tanışmamıza imkân sağlaması o insanlarda farklı bilgiler kültürel birikimler hakkında fikirlerimizin olması büyük bir gelişim halidir. Sohbet etmek azımsanacak bir olgu değildir. İnsanlar zaman zaman yaşantılarındaki bazı olaylar hakkında başkalarından fikir almak isteyebilirler. Sohbette gerek internet üzerinden gerek yüz yüze olarak bu işlemi sağlamakta toplumların kişilerin bağlarının güçlenmesini sağlamaktadır. Sohbet etmenin ülkemiz yüz yüze zamanlarında ise en iyi günler bayramlarımız olmaktadır. Tüm bunlar doğrultusunda sohbet konusunda kuşkusuz en çok tercih edilen kaynak internet olmaktadır. İnternet üzerinden çeşitli sohbet odaları ile gerçekleştirilen, çeşitli takma adlar kullanılarak yapılan sohbetler herkes için oldukça zevkli ve tercih edilebilir bir şeydir. Günün stresini atmak, biraz eğlenmek ve zaman geçirmek için yapılan bu sohbetlere sizler de dâhil olabilirsiniz. Yöneticiler ile oldukça güvenli bir ortam sağlayan sohbet odalarında hiçbir güvensiz durum olmamakla beraber istediğiniz kişi ile Sohbet edebilme imkânı sunulmuş durumdadır. Böylelikle istemediğiniz ya da sizi rahatsız eden hiçbir durum ile karşılaşmadan sohbet etmenin keyfini yaşayabilirsiniz. İnternet bağlantınız olması yeterli olacaktır. İstediğiniz zaman, günün her saatinde bu sohbet odalarına giriş yapabilir ve dilediğiniz kadar sohbet ederek keyif çıkartabilirsiniz.

ATA SÖZÜ


Halk arasında sara olarak bilinen epilepsi, beyin hücrelerinde ani, aşırı ve anormal durumlardan dolayı ortaya çıkan beyin yollarının tıkanması durumudur.
Sara hastalığı, balgam veya sevda olmak üzere iki şekilde meydana gelir. Balgam sebebiyle oluştuğunda, ağızda köpüklenme ve benizde sararma oluşur. Sevda sebebiyle olan sarada ise, aşırı zayıflama ve benizde kararma oluşur.
Çınar kabuğu, mavi çarkıfelek otu, kaynatılır ve balla tatlandırılıp içilmelidir.
Kantaron çiçeği bal ile macun olacak şekilde karıştırılarak yenmelidir.
Yulaf kediotuyla beraber kaynatılıp içilmelidir.
Elim otu kökü sirkeye eklenir ve bir gün bekletilir. Sıkılıp elde edilen su cam kavanoza konulur dinlendirilir. 2 hafta boyunca her gün kahvaltıdan sonra içilmelidir. (Alınacak her doz her gün 1 tatlı kaşığı kadar arttırılarak içilmelidir)

Sohbetin

Herhangi bir düşünceyi, konuyu; yazarın karşısında biri varmış gibi günlük, sıradan ve rahat bir dille anlattığı fikir yazılarıdır. Herhangi bir kanıt kaygısı yoktur. Yazının çerçevesini yazıyı yazanın fikirleri oluşturur. Bu yönüyle fıkra türüne çok benzerler. Dilindeki sadelik ve rahatlık yönünden de denemeyi andıran söyleşiler daha uzun soluklu yazılardır. Söyleşiler bazen röportaj ile de karıştırılırlar. Ancak aralarında çok temel bir fark vardır. Söyleşiler tek kişilik yazılardır. Oysa röportaj, bir uzmana ve bir de, röportajı yapacak kişiye ihtiyaç duyar.

Sohbet Yazı Türünün Özellikleri:

Sohbet yazılan düşünce yazılarıdır. Sohbetlerde de bir düşünce açıklanır, bilgi verilir. Sohbet yazarı ele aldığı konuda fazla derinleşmez, ileri sürdüğü görüşlerini kanıtlama yoluna gitmez, ancak sezdirmeye çalışır, Bu yönüy1e makaleden ayrılır. Sohbet yazarı kişisel görüşlerini özgürce ifâde edebilme özelliğini taşır. Başkalarının o konuda ne düşündükleri önemli değildir. Herkesin sevdiği bir şeyden berbat bir şey olarak söz edebilir.

Sohbet Yazı Türünün Konusu:
Sohbetlerin çoğu günlük sanat olaylarını, genel konuları ele alır.

Sohbet Yazı Türünün Dili ve Anlatımı:

Bu türün dili yalın konuşma dili, anlatımı da konuşma havasında rahat ve samimidir.

Sohbet Yazı Türünün Plânı :

Diğer düşünce yazılarının planı sohbet yazı türü için de kullanılır. Giriş bölümünde ele alınacak konu tanıtılır. Gelişme bölümünde okuyucuyu sıkınadan konu açılır. Bu bölümde tanımlamalar, çözümlemeler, örneklemeler yapılır. Yazar kendi görüşlerini okuyucuya sezdirir. Sonuç bölümünde ise ulaşılan son karar bildirilir.
Sohbet türünün en önemli ismi Ahmet Râsim’dir.

Sohbet Nedir

Bir yazarın, kişisel görüş ve düşüncelerini fazla derinleştirmeden, muhatabıyla konuşuyormuş hissini verecek bir üslûpla makale plânında yazdığı fikir yazısına sohbet (söyleşi) denir.
Sohbet, makaleden üslûp yönüyle ayrılır. çoğunlukla, günlük konuların işlendiği sohbet yazılarında senli benli bir anlatım yolu seçilir, hatıralardan, halk fıkralarından, nüktelerden, özlü sözlerden yararlanılır.
Makaleye benzer bir yazı türüdür. Konusu daha çok genel ya da günlük sanat olaylarıdır. Fakat konu, tez ve savunma amacı güdülmeden ve karşılıklı konuşma havası içinde, sıcak bir dille yazılır. İnsanlar karşılıklı konuşmayı sevdiklerinden, söyleşi türündeki yazıları okumayı severler. İyi bildiği ve herkesin ilgilendiği bir konuda çoğu kişi söyleşi yazabilir. Bunun için bir konuda, ne söyleneceğini bilmenin yanı sıra, nasıl söyleneceğini bilmek gerekir. Söylenecekler, küçük şakalarla daha çekici duruma getirilebilir. İyi bir dinleyici olmak, iyi bir söyleşi yazmak için önemlidir. Usta bir söyleşi yazarı çok ağır konuları bile herkesin okuyup anlayabileceği bir duruma getirir.

Söyleşinin belirleyici özellikleri nelerdir?

  • Düşünsel plânla yazılır.
  • Yazar anlattıklarının doğruluğuna, okuyucusu ile olan bağına güvenmeli, anlattıklarını günlük konuşma havasıyla, fakat mantık çerçevesinden ayrılmadan anlatabilmelidir.
  • Kolay okunabilir bir uslup yakalayabilmelidir.
Söyleşi türünün Türk Edebiyatı’ndaki önemli temsilcileri: 

  • Ahmet Rasim - Ramazan Sohbetleri
  • Suut Kemal Yetkin - Edebiyat Söyleşileri
  • Şevket Rado - Eşref Saati
  • Melih Cevdet Anday - Dilimiz Üzerine Söyleşiler
  • Nurullah Ataç - Karalama Defteri
Ayrıca 
  • Cenap Şahabettin,
  • Refik Halit Karay,
  • Hasan Ali Yücel
gibi yazarlarımız da bu türde eserler vermişlerdir.

Söyleşi türüne bir örnek
Sözden Söze
Mektuptan açılmış talihim, bir tane daha geldi. Öteki gibi değil bu. Bir kere yazan gizlemiyor kendini, kim olduğunu söylüyor: İsmet Zeki Eyüboğlu adında bir genç. İstanbul Bilim Yurdunda yani Üniversitesinde okuyormuş. Sonra da benimle eğlenmiyor, alaya almıyor beni, över gibi gözüküp alttan alta iğnelemeğe kalkmıyor. Çıkışıyor bana, çıkışıyor ya, haklı olarak çıkışıyor. Eski yazılarımı, şu Öz Türkçe yazılarımı beğenirmiş, yenilerine sinirleniyor, şöyle diyor:
“Geçen günkü Nokta dergisinde Ulus’tan aktarılmış bir yazınızı okudum. Ne çok üzüldüm bilseniz! Yoksa sizi de mi elden kaçırdık? Nerde o eski güzelim Öz Türkçe sözler, nerde o yazınızdaki edebiyat, ahlâk, hak, sanat, merak, şiir gibi tatsız tutsuz Osmanlıca sözler. Niçin şunun bunun sözüne bakıp da düşüncelerimizi değiştiriyorsunuz? O yeni sözleri beğenmeyenler var diye mi yazmak istemiyorsunuz? Günün birinde bir kişi çıkıp size: “Beğenmedim bu sesinizi” dese ona bakıp da sesinizi değiştirecek misiniz? Ne derse desin el gün. Biz yolumuza bakalım.
Daha böyle çok şeyler söylüyor. O mektubu okurken tatlı bir duygu sardı içimi, “mektup” değil de “beti” dediğim günleri andım. Doğru söylüyor, iyi söylüyor o genç. Utandım kendi kendimden inandığım yoldan dönmenin yeri mi vardı? Bu çıkışmalarına karşılık ne diyeyim de bağışlatayım suçu mu? Var benim de bir özrüm, gelgelelim gençler anlamaz, anlamamaları daha da iyidir. Gene söyleyelim ben.
A çocuğum, ben yaşlandım, kocadım da onun için saptım yolumdan. Bilin ki sevinerek olmadı bu. Gene durup durup o yola özlemle bakıyorum. Bir sevgilinin bir daha evine varamayacağınız bir sevgilinin yoluna nasıl bakılırsa öyle bakıyorum. Biliyorum ki doğru oradadır; güzel oradadır, ancak ben yoruldum, dizlerim kesildi. Bir de o işi başaramayacağımı anladım. Yalnızdım, pek yalnız kaldım. Beni tutanlar, benim o yolda gitmemi dileyenler vardı, uzaktan seslenmekle yetiniyorlardı. Beni özendirmek istemelerine ne denli sevinirsem sevineyim, yanımda kimseyi görememek üzüyordu beni.
Doğrusu, büsbütün de bırakmadım o yolu. Böyle Arapça, Farsça tilcikleri kullandığım yazılarımda gene o sevdiğim, kimini de kendim uydurduğum tilciklere yer veriyorum. Biliyorum, yetmez bu, en doğrusu gene eskisi gibi özTürkçe yazmaktır. Onu yakında, bir dergide gene deneyeceğim.
Çok sevindim o mektuba. Birkaç yıl benim yürüdüğüm bir yolu bırakmak, istemeyenler olmasına çok sevindim. Gençler unutsun benim emeklerimi, onları hiçe saysınlar, Arapça, Farsça tilciklerden kaçınmadığım bir suda sevgiliden geliverecek bir esenleme gibi yüreğimi aydınlatır, güneşler doğurur gönlümde.
İtalyan yazarı Luigi Pirandello’nun bir iki oyununu görmüşsünüzdür, hikâyelerini okudunuz mu? Bay Feridun Timur onlardan otuz altısını dilimize çevirmiş, Millî Eğitim Bakanlığı da bastırmış. Hepsini okumadımsa da okuduklarım çok hoşuma gitti, diyebilirim ki o yazarın oyunlarından daha çok beğendim hikayelerini. Oyunlarında yüksekten atmayı andırır bir hal vardır. Hikâyeleri öyle değil, Pirandello onlarda kişilerini daha iyi gösteriyor, canlandırıyor. Oyunlarında hep bir görüşü savunmak, okuyanları, yahut seyircilerini düşündürmek ister. Hem de çözümlenemeyeceğini söylediği meseleler üzerinde düşündürmek ister. Bir gerginlik vardır oyunlarında, hikâyeleri ise öyle değil, onlardaki kişiler daha canlı, okuyana daha yakın. Herhalde bana öyle geldi.
Bay Feridun Timur da iyi çevirmiş dilimize. Belli ki İtalyanca cümleye bağlı kalmak istememiş, her yerde değilse bile çok yerde: “Bizim dilimizde nasıl söylemeli?” diye düşünmüş. Örneğin bir yerde: “Don Lollo hiddetten küplere biniyordu.” diyor. “Küplere binmek” deyimi sanmam ki İtalyancada olsun. Daha böyle çok buluşlar var Bay Feridun Timur’un çevirisinde.
Ama belli ki daha genç bir yazar, o cesareti daima gösteremiyor, bazan acemiliklere düşüyor. İşte bir örnek: “Don Lollo bu sözlere olmaz diyordu. Nafile; olan olmuştu; fakat nihayet kabul etti ve ertesi sabah şafakla beraber, âlet ve edevat torbası s ırtında olduğu halde, Zi Dima Locası Primosole’ye geldi. Nihayet kabul etti.” den önce bir “fakat” koymanın ne yeri var? Hele: “avandanlığı s ırtında” demek dururken “âlet ve edevat torbası s ırtında olduğu halde” demenin cümleye bir ağırlık verdiğini nasıl anlamıyor? Daha böyle kusurlar var Bay Feridun Timur’un çevirisinde, “haykırmak” sözünü çok kullanıyor, hem de “bağırmak” yerine kullanıyor. Gene o hikâyenin bir yerinde: “Küpten olmamak için ihtiyarı orada mevkuf mu tutacaktı?” diyor. Burada “mevkuf” sözü hiç yakışıyor mu? “kendisi küpten olmasın diye ihtiyarı hürriyetinden mi edecekti” diyemez miydi?
Bir de şunu söyleyelim. “Ciddi Bir Şey Değil” adlı hikâyede şöyle bir cümle var: “Her defasında bir daha aynı hataya düşmeyeceğine dair yemin üstüne yemin ediyor, ahdü peyman ediyor, yeniden âşık olmamak için kahraman bir deva araştıracağını söylüyordu.” Bay Feridun Timur böyle konuşmaz elbette “düşmeyeceğine yemin etti .”der. Düşmeyeceğine dair yemin etti.” demez. Belki İtalyanlar öyle der, biz demeyiz. “Kahraman deva” da ne oluyor? belli, Fransızların “remède hèroique” dedikleri, İtalyancada tıpkısı olabilir, Türkçede öyle denmez, başka bir şey arasın.
Luigi Pirandello’dan “Seçme Hikâyeler” de böyle ufak tefek kusurlar var, gene de o kitap tatlı tatlı okunuyor, Bay Feridun Timur’u iyi çevirmenlerimizden, yani mütercimlerimizden sayabiliriz. Hele bir şeye çok sevindim: ikinci ciltte dil birinci cilttekinden çok daha iyi. Demek ki Bay Feridun Timur’un çevirileri günden güne iyileşecek. Ben adını yeni duyduğuma göre kendisinin bir genç olduğunu sanıyorum, bundan sonraki çevirileri elbette daha kusursuz olur. Siz de okuyun o hikâyeleri, eğlenirsiniz, hele ikinci cildin başındaki Donna Mimma’dan başlarsanız, bütün kitabı okumak hevesi uyanır içinizde.